Bir insanın hayatı her zaman istediği gibi ilerlemeyebilir. Kimi evliliğini bitirir, kimi ihanete uğrar, kimi yıllarca psikolojik baskıyla mücadele eder. Ancak bir evliliğin sona ermesi, insanın yeniden mutlu olma hakkının…
Bir insanın hayatı her zaman istediği gibi ilerlemeyebilir. Kimi evliliğini bitirir, kimi ihanete uğrar, kimi yıllarca psikolojik baskıyla mücadele eder. Ancak bir evliliğin sona ermesi, insanın yeniden mutlu olma hakkının da sona erdiği anlamına gelmez.
Celil Kaplanoğlu, kaleme aldığı bu yazıda boşanmış kadın ve erkeklerin yeniden yuva kurarken karşılaştığı toplumsal önyargılara dikkat çekiyor. Boşanmış olmanın bir ayıp olmadığını vurgulayan Kaplanoğlu, geçmişte yaşananların insanların geleceğine sürekli bir engel olarak çıkarılmaması gerektiğini ifade ediyor.
Güveni Kırılan İnsan Yeniden Güvenebilir mi?
Yıllarca aldatılmış, baskı görmüş veya şiddet yaşamış bir insanın yeniden güvenmesi kolay değildir. Karşısına iyi niyetli biri çıksa bile geçmişte yaşadıkları nedeniyle temkinli davranabilir. Bu nedenle insanları hemen yargılamak yerine anlamaya ve zaman tanımaya ihtiyaç vardır. Bu durum kadınlar kadar erkekler için de geçerlidir.
Alkol Aile Huzurunun Bahanesi Olamaz
Alkolün aile içerisinde yol açabildiği zararları da görmezden gelemeyiz. Alkol kullanan herkesin şiddet uyguladığını söylemek doğru değildir; ancak öfkesini kontrol edemeyen, eşine hakaret eden veya çocuklarına korku yaşatan insanların varlığı da inkâr edilemez.
Bağımlılık destek ve tedavi gerektiren ciddi bir sorun olabilir. Ancak bağımlılık, başka insanlara verilen zararın bahanesi haline gelmemelidir.

Sevgi Saygıyla Başlar
Sağlıklı bir ilişkinin temelinde güven, karşılıklı rıza ve saygı vardır. Bir insanı tanımak yalnızca fiziksel yakınlığa odaklanmak değil; onun düşüncelerini, hayallerini ve duygularını anlamaya çalışmaktır. Her insanın sınırlarına saygı gösterilmelidir.
Geçmişiyle Yargılamayalım
Kur’an-ı Kerim’de Hucurât Suresi’nin 11. ayetinde insanların birbirleriyle alay etmemeleri ve kötü lakaplarla çağırmamaları konusunda önemli bir uyarı yapılır.
Bir insanın boşanmış olması, geçmişinde sorunlar yaşaması veya yeniden bir hayat kurmak istemesi küçümsenecek bir durum değildir. İnsanları anlamadan yargılamak kolaydır; asıl önemli olan yaşadıklarını anlamaya çalışmaktır.
Bir evlilik bitebilir ama insanın mutluluk arayışı bitmez. Yeni bir yuva; güven, sadakat, saygı ve sorumluluk üzerine kurulmalıdır.
Unutmayalım; bir insanın geçmişi, onun bütün hayatının özeti değildir.
Celil Kaplanoğlu’nun Kaleminden…
Reklam & İşbirliği : [email protected]